Blog41-

Disk Jockey – Dee Jay – DJ

Hepimiz dans etmeyi, eğlenmeyi, hoşça vakit geçirmeyi severiz. Bunun için bir gece kulübüne, festivallere, plaj / havuz başı partilerine ya da evde yapılan özel partilere gideriz. Gece ya da gündüz fark etmez, kendimizi müziğin akışına bırakır ve kalabalığın içinde saatlerce eğleniriz. İşte bizim hiç sıkılmadan, müzikten rahatsız olmadan güzel zaman geçirmemizi sağlayan kişilere Disk Jockey /DJ denir. Genel anlamıyla DJ: müzik akışını kontrol eden, parça seçiminde ve parçalar arası geçişlerde uyum sağlayan kişidir. Peki bu DJ kavramı nasıl doğmuştur gelin tarihsel gelişimine bir göz atalım.

1920 yılında içerisine bozuk para atılınca istenilen plağı çalan, müzik kutusu olarak da adlandırılan, “Jukebox” icat edildi. Böylelikle dans edilen ve içki içilen mekanların sayısı artmaya başladı. 1927 yılında İngiliz BBC radyosu çalışanı Christopher Stone ilk radyo sunucusu ve programcısı oldu. 1934 yılında Amerikalı radyo sunucusu Walter Winchell, o dönem disk olarak adlandırılan plaklardan esinlenerek, kendilerine “Disk jockey” denilmesini istedi. Zaman geçtikçe bu ifade kısalarak radyo sunucularına DJ/DeeJay denilmeye başlandı. 1943 yılına gelindiğinde, Jimmy Saville dünyanın ilk dj dans partisini İngiltere’de gerçekleştirdi. 1947 yılında yine Jimmy Saville, çift pikabı aynı anda kullanarak kesintisiz müzik yapan ilk DJ oldu. Aynı yıl, Fransa’da Whiskey a go go adlı gece kulübü açıldı. Bu mekan dünyanın ilk diskosu olarak kabul edilmektedir. 1955 yılında Amerikalı DJ Bob Casey ilk çift pikap sistemini ve şarkı aralarında boşluk olmadan iki plağın nasıl çalındığını anlattı. 1960’lı yılların sonlarında Amerikalı DJ Francis Grasso, “Slip-Cueing” tekniğini buldu. “Turntable” anlamı üzerindeki plağı sağa sola çekiştirerek ve zaman zaman plağın üzerine bastırarak elde edilen sese denilir. Bu teknik, Turntable Platter çalışır haldeyken, plağı tutarak durdurmak ve istendiğinde plağı serbest bırakarak tekrar çalma işlemidir. 1972 yılında ilk DJ Mixeri, Alex Rosner tarafından Haven kulübü için tasarlandı. Bu mixer, 2 kanal pikap ve 1 kanal mikrofonu kontrol edebiliyordu. 1974 yılında Gransmaster Flash, müzik kayıtlarını kesme ve karıştırma tekniklerini içeren Quick Mix Theory’yi gerçekleştirdi. 1975 yılında Grand Wizzard Theodore “Scratching’i” icat etti. Bir yıl sonra Amerikalı DJ Tom Lewis, BPM kavramını keşfetmiş ve tanıtmıştır. Bu kavram, bir parçanın 1 dakika içerisindeki vuruş sayısıdır. 1998 yılında Pioneer EFX-500 efektör cihazını üretti. İlk efekt cihazı olan bu ürün dj performansına echo, flanging ve filtering efektlerini eklemiş oldu. 2000 başlarında Atomix mp3 yazılımı çıktı. Yazılım, dijital ses dosyalarına otomatik olarak ritim eşitleme ve efekt yapılmasını sağladı. Günümüzde bu yazılım Virtual DJ adı altında kullanılmakta. 2004 yılında Pioneer DVJ-X1 model ilk dvd/cd oynatabilen dijital pikabı üretti. Bu cihaz sayesinde ses ve görüntü eş zamanlı oynatılmaya başlandı. 2012 yılında yine Pioneer ilk kablosuz dj kontrolörü XDJ AEROyu üretti. Cihaz usb ile pc, laptop ve usb belleklere bağlanmanın yanı sıra cep telefonu, I-Pad, laptop gibi diğer cihazlarla kablosuz olarak dosya çalabiliyor.*

Tüm bu gelişimlerin sonucu olarak günümüzde, müzik tutkunlarının yaptığı organizasyonlar artık sınır tanımıyor. Bunun en güzel örneklerinden biri bu yıl gerçekleşecek olan World Club Dome Boeing 747 Partisi. Almanya’nın dünyaya kazandırdığı en önemli müzik festivallerinden biri olan WCD- Big City Beats, dünyadaki en büyük iki uçaktan biri olan Boeing 747 ile beraber 500 davetliyi yaklaşık 10.000 fit yükseklikte yapacağı partide bir araya getirecek. Böyle sınır tanımayan bir parti de hiç kuşkusuz, DJ olmadan düşünülemez. Eğer siz de müzikten ve partilerden hoşlanıyorsanız, en önemlisi DJ olmakla ilgileniyorsanız, öncelikle belli başlı terimleri bilmenizde fayda var. Gelin bu terimler nelerdir, genel hatlarıyla beraber inceleyelim.

Turntable: Plakların çalındığı en temel alettir.

Platter: Turntable’ın üzerindeki dönen plaklar.

Stylus: Plakların üzerinde yer alan izlerde kayıtlı olan müziği okuyan iğne.

Pitch Conrol Slider: Çalınan plağın dönme hızını arttıran ya da azaltan düğme.

Slip-Cueing: Turntable Platter çalışır haldeyken, plağı tutarak durdurmak ve istendiğinde plağı serbest bırakarak tekrar çalma işlemi.

Mixer: İki turntable’ın bağlı olduğu; ses, bas, fade gibi temel ayarların yapıldığı ünite.

Channel Faders: Mixer üzerinde bulunan ve farklı turntable’ların kontrol edilmesini sağlayan düğmeler.

Beat: Müziğin vuruş sayısı.

BPM: Bir parçanın 1 dakika içerisindeki vuruş sayısıdır. Kaydın hızı bu şekilde ifade edilir.

Cross Fader: Genelikle mixer’in ortasında yer alan, hoparlörlerden hangi kanalın ne ölçüde duyulacağını ayarlayan aygıttır.

Scratching: Turntable üzerindeki plağı sağa sola çekiştirmek ve zaman zaman bastırarak elde edilen parazitli sestir.

Başlangıç olarak bilgisayar programlarında ön denemeler yaparak kendinizi geliştirebilirsiniz. Pratik yaptıkça ilgi duyduğunuz bu sektöre ilk adımı atmanız daha kolay olacaktır. Bunun için ihtiyacınız olan temel ekipmanlar: iki turntable, bir mixer, izolasyonu sağlam bir kulaklık, ses sistemi ve çalacak plaklar. Kişisel çalışmalar, ritim duygunuzun gelişmesi, müzik bilginizin artması ve eğitim sonrası hobinizi profesyonel bir mesleğe dönüştürmek isteyebilirsiniz. Bu keşfetme sürecinde iyi eğlenceler.

*DJ Teknoloji TarihiDj Gürdal Yağcı

Kaynak: prezi.com

 

İlgili Gönderiler

Yorum yaz