Blog39

Mim Sanatı Üzerine Genel Bakış

Mim, performansı gerçekleştiren sanatçının konuşmadan sadece vücudunu hareket ettirerek bir hikaye serisini anlattığı, tiyatronun en eski dallarından biridir. Kökeni Antik Yunan dönemine dayanır. İnsanlara ahlaki dersler vermek için günlük yapılan gösteriler şeklinde doğmuştur. Sonraları Atina’da şarap tanrısı Dionysus adına yapılan festivallerde maskeli aktörler mim performansları sergilemeye başladılar. Antik Yunan’ın Romalılar tarafından işgal edilmesi mim sanatının İtalya’ya yayılmasına neden oldu. Mim sanatı Roma İmparatoru Augustus zamanında en başarılı dönemini yaşadı ve gelişti.

Roma İmparatorluğunun yıkılması sonrası, Kilise tiyatroya karşı çıkarak çoğu tiyatroyu kapattı. Yalnız mim sanatı kilisenin gözetiminde ilk doğduğu şekli ile halka ahlaki dersler vermek için yapılan gösteriler olarak devam etti. Mim Ortaçağ zamanına kadar bir eğlenme aracı olarak devam etse de, 16.yy İtalya’sında Commedia dell’Arte olarak asıl gelişimini gerçekleştirdi. Bu akım, dönemin en popüler karakteri Zanni’yi yarattı. Avrupa’yı dolaşmaya başlayan mim sanatçıları çok büyük bir etkiye neden oldu ve çoğu Avrupalı aktör kendi Zanni stillerini yaratmaya başladılar. 1576 yılında İtalyan mim sanatçısı Flamino Scala Fransa’ya giderek mim sanatının popülerleşmesine öncü oldu. Çoğu el, kol, baş hareketleri ve vücut formları bu dönemde geliştirildi. 1811 yılına gelindiğinde, sanatında usta olan Fransız Jean Gaspard Batiste Deburau, Commedia dell’Arte’de yer alan pedrolino karakterini, romantik akımın da etkisiyle aşık Pierrot olarak ölümsüzleştirdi. 1.Dünya Savaşından sonra Etienne Decroux ve arkadaşları modern mim sanatının temelini attılar. 2.Dünya Savaşı sonrası ise Marcel Marceau, sessiz sinema yıldızları olan Chaplin ve Keaton’dan da etkilenerek tamamen yeni bir mim sanatı anlayışının mimarı oldu. Marcel Marceau çoğu mim sanatçısı tarafından günümüz modern mim sanatının gerçek yaratıcısı ve ustası olarak kabul edilmektedir. Günümüzde çoğu sanatçı mim ile pantomim arasında bir fark gözetmese de pantomim de modern clown (palyaço) gibi komedi tiyatrosu ile ilgili olan bir sanat türüdür. Pantomimi daha gerçek bir komedi ve hikaye anlatımı olarak tasvir edebiliriz. Mim daha soyutlaşmış ve stilize edilmiş bir performansa dayanır. Pantomim ve mim arasındaki bu ince farkı daha da netleştirmek adına belli başlı farklılıklarına göz atacak olursak:

  • Her iki disiplinde de sanatçılar hayali objelerle çalışırlar. Mim de sanatçı ayrıca isterse bu objeyi yaratabilmek için vücudunun bir parçasını ya da tamamını o objeyi oluşturmak için ya da objeyi ifade edebilmek için kullanır.
  • Pantomimde ses kullanılmaz. Mimde ise istenirse meşgul telefon sesi; tiz tekerlek sesi gibi sözle olmayan sesler kullanılır.
  • Pantomim gerçeğe dayalıdır. Mim ise gerçeğin ötesine gidebilir; kendini gerçek dünya ile sınırlamaz.
  • Pantomimde amaç gerçek olan belirli bir eylemi canlandırmaktır. Mim de ise fikrin ifade edilmesidir. Burada ana tema genelde yalnızlık, gençlik hayalleri ve bağışlanma gibi genel ifadelerdir.
  • Pantomimde eylem sadece eylemle aktarılır. “Uçurtmayı uçurmak” gibi. Mim de ise eylem, tema ile yer değiştirir. Uçurtmanın havada süzülebilmesi için verilen uğraş sonrası ağaca takılması; aslında burada mim sanatçısının “Uzun zamandır gerçekleşmesi için uğraş verdiğimiz isteklerimiz, yaşamın olağan gidişatında genelde karmakarışık bir hal alır.” deme şeklidir.

“Mim sanatı jest/vücut hareketleri ile kelimeleri aktarma değil; düşünce ve tavırlarımızla duyguları ifade etme şeklidir.” Marcel Marceau.

Mim sanatı soyut olması nedeni ile gerçek hayatta var olan fiziksel davranışları taklit etmez. Daha çok izleyiciye hareketin illüzyonunu sunar. Mim performansı, belirli bir keskinlik olmadan; büyük hareketlerle yüz ifadelerinin anlamlı bir şekilde karşı tarafa nakledilişidir. Mim normalde keskin olan hareketleri yapılageliş şekli ile gerçekleştirir. Hareketin ya da aksiyonun iletişiminde kullanılan sembol ya da araçları izleyiciye soyut bir şekilde aktarır. Örneğin, mimde normalde yürüdüğümüz şekilde yürünmez. Çok çeşit yürüme tarzı vardır ve hiçbirinin gerçekleştirilmesi normal hayattakine benzemez. Mim yürümesi tamamen illüzyonu andıran bir şekildedir. Sadece yaratılan yürüme fikri bize gerçek yürümeyi çağrıştırır. Bunun yanı sıra; mim mutluluk, üzüntü, şaşkınlık, kızgınlık ve korku olan beş temel yüz ifadesi ile çalışır. Mim, iletişimi duygularla yansıtabilmek için yüz ifadelerini diğer branşlardan daha fazla kullanır. Bu ifadeler, izleyici tarafından kolaylıkla görülebilmeli ve rahatlıkla yorumlanabilmelidir. Bu nedenle mim geleneğinden gelen uygulamayla; yüz ifadesinin büyüklüğünü sağlamak ve daha net görünür kılmak için gözler ve ağız makyajla vurgulanır. Her temel mim hareketi hazırlık niteliği taşıyan bir hareketle yapılır. Bu ön hazırlık niteliğinde olan hareket genelde, mim sanatçısının seyircinin takip etmesini istediği harekete ters düşecek bir davranıştır. Kısaca, mimde eğer bir objeye uzanılmak isteniyorsa, öncesinde yapılacak hazırlık hareketinde kol bir şekilde geriye giderek hareket başlar.

Günümüzde çoğu mim sanatçısı fiziksel tiyatronun altında kendi bireysel sanatlarını icra etmektedirler. Kendi performanslarında da genellikle mim kostümünü ya da makyajını kullanmazlar. Çoğu profesyonel mim sanatçısı, film ve sirklerde çok büyük projelere imza atmaktadırlar. Cirque du Soleil’de yer alan gösterilerde; bilim kurgu ve fantastik filmlerde bir karakterin yaratılması için mim sanatçılarından faydalanılmaktadır.

“Mim sanatçısı jimnastikçinin vücuduna; aktörün aklına ve bir şairin kalbine sahip olmalıdır.”

Etienne Decroux

Kaynak: hamiltontheatre.edublogs.org

İlgili Gönderiler

Yorum yaz